Zaruri Olan Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Güç ilişkileri, toplumsal düzenin bel kemiğidir. İktidar, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık, bireylerin toplumsal hayattaki yerlerini şekillendirirken, aynı zamanda bu ilişkilerin dinamiklerini de belirler. Bir siyaset bilimcisi olarak, toplumsal düzene dair soruları sorarken, her zaman bir şeyin “zaruri” olmasının ne anlama geldiğini sorgularım. Zaruri olan nedir? Bir toplum için vazgeçilmez ve kaçınılmaz olan nedir? Bu soruya, tarihsel ve toplumsal bağlamlarda, iktidar ilişkileri çerçevesinde bakalım ve bu kavramın nasıl şekillendiğini anlayalım. “Zaruri Olan” Kavramının Temeli ve İktidarın Rolü Günlük yaşamda zaruri olarak kabul edilen şeyler, genellikle toplumsal güç ilişkilerinin ve…
Yorum BırakGünlük Fikirler Yazılar
Güç ilişkileri ve toplumsal düzenin, farklı dönemeçlerde nasıl şekillendiğini anlamak, yalnızca tarihsel bir analizin ötesine geçer; aynı zamanda modern siyasal yapıları anlamamıza da yardımcı olur. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük bir devletin, topraklarının yönetimi ve mülk sahipliği konusundaki politikaları, günümüz siyasal teorileri ve ideolojilerinin ışığında derinlemesine incelenebilir. Yabancıların Osmanlı topraklarında mülk sahibi olmaları meselesi, yalnızca ekonomik çıkarlarla değil, aynı zamanda iktidar ilişkileri, meşruiyet ve yurttaşlık anlayışları ile de doğrudan bağlantılıdır. Bu yazıda, yabancıların Osmanlı topraklarında mülk edinmelerinin nasıl başladığını, iktidar, demokrasi ve yurttaşlık gibi kavramlarla analiz ederek inceleyeceğiz. Osmanlı’da Mülk Sahipliği: İktidar ve Ekonomik Yapılar Osmanlı İmparatorluğu’nda Mülkiyet Anlayışı ve…
Yorum BırakGişe Görevlisi Ne Demek? Hayatımda birkaç tane “ne iş yapıyorsun?” sorusuna maruz kaldım ve her seferinde bunu nasıl anlatacağımı, ne kadar espri yapıp ne kadar ciddiyetle karşılık vereceğimi düşündüm. Ama bir gün, “Gişe görevlisi” kimdir sorusu geldi. Bu soru, aslında bana bir aydınlanma yaşattı; “Bir gişe görevlisi ne yapar?” sorusunun cevabını vermek, hayatın anlamını çözmek gibi bir şeydi. İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki, sürekli espri yapan ama içinde birikirken her şeyi çok düşünen tipik bir genç olarak, bu konuyu yazmak bana biraz eğlenceli geldi. O yüzden gelin, gişe görevlisinin kim olduğunu, ne yaptığını ve hatta bazen işin komik yanlarını hep birlikte…
Yorum BırakTeklif Sunmak Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışları, bazen karmaşık ve anlaşılmaz görünebilir. Ancak bu davranışların ardındaki bilişsel ve duygusal süreçler, bizlere büyük bir içgörü sunar. Bizi birbirimize bağlayan, kararlar aldıran ve etkileşimlerde bulunan psikolojik dinamikler, toplumsal yapıyı da şekillendirir. Bu yazıda, psikoloji perspektifinden “teklif sunmak” kavramını derinlemesine inceleyeceğiz. Teklif sunmak, yalnızca bir öneri ya da fikir öne sürmekten ibaret değildir; bireylerin içsel dünyalarını, sosyal bağlarını ve bilişsel süreçlerini nasıl etkilediğini anlamak, bu olgunun ne kadar derin ve çok boyutlu olduğunu gösteriyor. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji alanları, tekliflerin neden kabul edildiği veya reddedildiği konusunda bizlere değerli ipuçları sunar.…
Yorum BırakPolise Neden Aynasız Diyorlar? Bir Antropolojik Bakış Dünyamızda ne kadar çok kültür, o kadar çok farklı kimlik, dil, ritüel ve sembol var. Her bir topluluk, kendi içinde benzersiz anlam dünyalarını inşa ederken, kelimeler, semboller ve davranış biçimleri, bu toplulukların kimliklerini ve toplumsal yapılarını yansıtan birer araç olur. Polise neden “aynasız” dendiğini araştırmak, yalnızca bir kelimeye odaklanmaktan çok daha fazlasını anlamamıza olanak sağlar. Bu soru, bir toplumun polisle, güvenlikle, otoriteyle ve kimlik oluşturma süreçleriyle olan ilişkisini keşfetmek için ilginç bir pencere açar. Antropolojik bir bakış açısıyla, toplumsal yapıları ve kimlikleri anlamak için sembollerin, ritüellerin ve dilin nasıl şekillendiğini inceleriz. Çeşitli kültürler,…
Yorum BırakPeygamber Efendimiz Namaz Kılarken Nasıl Niyet Ederdi? Felsefi Bir Bakış Düşünün bir an: Kendi hayatınızda bir amacınız olduğu zaman, o amaca yönelmek için öncelikle bir niyet yaparsınız. Ancak bu niyetin doğası nedir? Birçok filozof, niyetin sadece bir düşünce ya da planlama meselesi olmadığını, insanın varoluşunun derinliklerinde yatan bir kavrayış ve eyleme dönüşen bir güç olduğunu savunur. Peki, niyet ve eylem arasındaki bu ince çizgi, Peygamber Efendimizin namaz kılarken yaptığı niyetin felsefi bağlamında nasıl anlam kazanır? Bu yazıda, Peygamber Efendimizin namaz kılarken niyet etme biçimini, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. Her bir felsefi dalın, niyetin insan hayatındaki rolüne dair sunduğu…
Yorum BırakMantar Kaya Hangi Dış Kuvvet? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Ekonomik sistemlerin temelinde, kıt kaynaklarla karşı karşıya kalırken yapmamız gereken seçimlerin oluşturduğu bir denge yatmaktadır. Her seçim, başka bir alternatifin reddedilmesini gerektirir ve her ekonomi, bu fırsat maliyetlerinin doğru bir şekilde yönetilmesine dayanır. Peki, mantar kaya hangi dış kuvvet olarak karşımıza çıkıyor? Bu soru, ilk bakışta doğa bilimlerine ait bir merak gibi gözükse de, aslında ekonomik teorilerle derinden bağlantılıdır. Hem mikroekonomik hem de makroekonomik düzeyde mantar kayanın meydana geldiği çevresel koşullar, ekonomik dinamiklerle şekillenir. Bu yazıda, mantar kaya fenomenini ekonomi perspektifinden, piyasa dinamikleri, bireysel karar mekanizmaları, kamu politikaları ve toplumsal refah…
Yorum BırakÖrf, Adet, Gelenek, Görenek, Töre: Bir Kayseri Hikâyesi Kayseri’nin o sıcak yaz akşamlarından birinde, bir akraba ziyaretine gitmek üzere hazırlık yapıyordum. Duvardaki eski fotoğraflar, annemin “bana eski zamanları hatırlatıyor” dediği o siyah beyaz kareler, hafızama kazınan bir diğer anıyı canlandırdı. O an, hepimizin hayatına etki eden bir kavramı düşündüm: Örf, adet, gelenek, görenek ve töre. Bizimle birlikte büyüyen, ama bazen gerçekten anlamadığımız ve bazen de içimizde çok derin duygular uyandıran bu kavramlar, Kayseri gibi bir şehirde ne kadar etkili olabilir ki? İşte o akşam, her şeyin içine daldığı o sahneyi hatırladım. Hani bazen, bir olay olur ve yıllarca düşündüğünüzde, o…
Yorum BırakEski Dilde “Testi” Ne Demek? Etik, Epistemoloji ve Ontolojik Bir İnceleme Giriş: Testi ve İnsanlık Hâli Üzerine Bir Düşünce Bir insan, bir öğreti ya da bir toplumun doğruluğunu anlamak için neler yapar? Doğruyu bulmak, ne kadar zorlayıcı bir süreçtir? İnsanlık tarihine bakıldığında, doğrulama süreci çoğu zaman semboller, ritüeller ve testler aracılığıyla yapılmıştır. Eski bir dilde “testi” kelimesi, bir anlam taşıyan bir nesne olmanın ötesine geçer. Bir yandan güvenilirliği ölçmek için kullanılan bir araçken, diğer yandan insanın kendi gerçekliğini, inançlarını ve varoluşunu sorgulayan bir felsefi sembol haline gelir. Felsefi düşünce, insanların bu tür “testler” aracılığıyla varlıklarını sorgulamalarına ve “doğru”yu belirlemelerine yardımcı…
Yorum BırakErzurum Kongresi Sonrası Ne Oldu? Giriş: Bir Anekdot ve Derin Bir Soru Bir sabah, tarihin bir dönüm noktasında yürüyen bir birey olarak, gözlerimizde yalnızca zamanın izleri değil, insanların verdiği kararların da izleri vardır. Tıpkı 1919 yılında Erzurum’da toplanan Kongre’de olduğu gibi. O anki kararlar, bugün bizleri etkileyen önemli bir toplumsal yapının temellerini atmış olabilir, ancak biz bugün bu adımları nasıl değerlendirmeliyiz? İnsanlık, hangi kararları doğru olarak kabul etmeli? Etik sorulara verdiğimiz cevaplar, dünya görüşümüzü şekillendirirken, bilgiye nasıl yaklaştığımız ve neyi gerçek kabul ettiğimiz de bu dünyayı anlamamızda ne denli önemli bir rol oynar? Erzurum Kongresi, sadece bir siyasi hareketin parçası…
Yorum Bırak