Mesnevi’de Ne Anlatılıyor? Sosyolojik Bir Bakış Toplumların yapıları, bireylerin hayatlarını derinden etkileyen ve şekillendiren güçlerdir. Bu yapılar, zaman zaman gözle görülmeyen, bazen de çok açık bir şekilde toplumsal normlar, güç ilişkileri ve kültürel pratikler tarafından şekillendirilir. Bireyler olarak bu yapılar içinde hareket ederken, zaman zaman kendimizi bir akışa kapılmış gibi hissedebiliriz. Ancak, geçmişin büyük düşünürlerinden biri olan Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevi adlı eserini okuduğumuzda, toplumsal ve bireysel yapılar üzerine derin düşüncelere dalarız. Mesnevi, sadece bireysel ruhsal yolculukları anlatmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal yapıları, güç dinamiklerini ve insan davranışlarını da inceleyen bir eser olarak karşımıza çıkar. Bugün, Mesnevi’yi sosyolojik bir bakış…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Geçmişi anlamak, bugünün sınırlarını görmek Geçmişe baktığımda şunu fark ediyorum: İnsan toplulukları ne kadar değişirse değişsin, “hak” ile “sorumluluk” arasındaki gerilim neredeyse hiç kaybolmuyor. Bir hakkın tanınması, aynı anda onun kötüye kullanılma ihtimalini de doğuruyor. Bu yüzden “Hakkın kötüye kullanılmasının yaptırımı nedir?” sorusu, yalnızca hukuk tekniğine ait bir mesele değil; tarihin, ahlâkın ve toplumsal deneyimin iç içe geçtiği uzun bir anlatının parçası. Bugünü yorumlamak için geçmişte bu soruya nasıl cevaplar verildiğine bakmak, bana her zaman öğretici gelmiştir. Kavramın kökeni: Hak, güç ve sınır fikri Antik dünyada hakların ahlâkî sınırları Antik Yunan ve Roma dünyasında “hak” (ius), bugünkü anlamıyla bireysel ve…
Yorum BırakÇürük Raporu Olan Savcı Olabilir Mi? Hukukun ve Etik Sınırların Ötesinde Bir Soru Hayat, beklenmedik sorularla doludur. Düşünün, bir insan; çok yüksek bir sorumluluk taşıyan, toplumun adaletini savunmakla yükümlü bir kişi, nasıl olur da zayıf bir sağlık durumuyla bu görevi sürdürebilir? Bir savcı, gücünü yasaların verdiği yetkilerle pekiştirirken, aynı zamanda sağlığı yerinde olmayan, “çürük raporu” olan birisi olabilir mi? Bu, oldukça derin bir soru. Adaletin ve kamu görevlilerinin toplumsal sorumluluğunun gerisinde yatan insani bir mücadele var mı, yoksa bu tür durumlar sadece hukuk kurallarına dayalı bir prosedür müdür? İşte bu soruları irdelemek, hem hukukun ne kadar katı hem de bireysel…
Yorum BırakÇömlek Yapmak Nedir? Kültürel Bir Yolculuk Dünya üzerindeki tüm kültürlerin ortak bir noktasında, elleriyle bir şeyler yapan, şekillendiren ve yaratıcı bir süreç içinde olan insan figürleri bulunur. Bu yaratıcı süreçlerden biri de çömlek yapmaktır. Çömlekçilik, sadece bir zanaat ya da sanattan ibaret değildir; insanlık tarihinin derin izlerini taşıyan, kültürlerin ortak bir dilidir. Çömlek yapmak, toprağın, suyun ve ateşin birleşiminden doğan bir yolculuk, bir insanın elleriyle yarattığı bir dünyadır. Her toplumda farklı biçimlerde şekillenen bu eylem, hem gündelik hayatın hem de ritüellerin bir parçası olabilir. Çömlek, kültürlerin yapısını, ekonomik sistemlerini, kimlik inşalarını ve toplumsal ilişkilerini anlamamıza yardımcı olan bir araçtır. Peki,…
Yorum BırakÇocukluk Çağı Artriti Nedir? Bir Hikayenin İçinden Kayseri’nin soğuk kış akşamlarından birinde, annemin mutfaktan gelen yemek kokusuyla uyanmıştım. Gözlerimi açar açmaz, o günkü ağrı aklıma geldi. Kollarımda, ellerimdeki şişlikler… O kadar acı veriyordu ki, bir süre sadece kıpırdamadan yatmıştım. Ama o gün, hayatımda bir şey değişecekti. O gün, çocukluk çağı artritinin ne demek olduğunu ilk kez tam anlamıyla hissettim. Çocukluk Çağı Artritiyle Tanışma Benim için çocukluk, koşarak oynadığım, yerlerde yuvarlandığım, hiç durmaksızın oyunlar oynadığım bir dönemdi. Kayseri’deki o dar sokaklarda arkadaşlarımla top oynarken, birdenbire vücudumun bana ihanet etmeye başladığını fark ettim. İlk başlarda sadece normal bir yorgunluk gibi hissetmiştim, ama…
Yorum BırakZaruri Olan Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Güç ilişkileri, toplumsal düzenin bel kemiğidir. İktidar, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık, bireylerin toplumsal hayattaki yerlerini şekillendirirken, aynı zamanda bu ilişkilerin dinamiklerini de belirler. Bir siyaset bilimcisi olarak, toplumsal düzene dair soruları sorarken, her zaman bir şeyin “zaruri” olmasının ne anlama geldiğini sorgularım. Zaruri olan nedir? Bir toplum için vazgeçilmez ve kaçınılmaz olan nedir? Bu soruya, tarihsel ve toplumsal bağlamlarda, iktidar ilişkileri çerçevesinde bakalım ve bu kavramın nasıl şekillendiğini anlayalım. “Zaruri Olan” Kavramının Temeli ve İktidarın Rolü Günlük yaşamda zaruri olarak kabul edilen şeyler, genellikle toplumsal güç ilişkilerinin ve…
Yorum BırakGüç ilişkileri ve toplumsal düzenin, farklı dönemeçlerde nasıl şekillendiğini anlamak, yalnızca tarihsel bir analizin ötesine geçer; aynı zamanda modern siyasal yapıları anlamamıza da yardımcı olur. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük bir devletin, topraklarının yönetimi ve mülk sahipliği konusundaki politikaları, günümüz siyasal teorileri ve ideolojilerinin ışığında derinlemesine incelenebilir. Yabancıların Osmanlı topraklarında mülk sahibi olmaları meselesi, yalnızca ekonomik çıkarlarla değil, aynı zamanda iktidar ilişkileri, meşruiyet ve yurttaşlık anlayışları ile de doğrudan bağlantılıdır. Bu yazıda, yabancıların Osmanlı topraklarında mülk edinmelerinin nasıl başladığını, iktidar, demokrasi ve yurttaşlık gibi kavramlarla analiz ederek inceleyeceğiz. Osmanlı’da Mülk Sahipliği: İktidar ve Ekonomik Yapılar Osmanlı İmparatorluğu’nda Mülkiyet Anlayışı ve…
Yorum BırakGişe Görevlisi Ne Demek? Hayatımda birkaç tane “ne iş yapıyorsun?” sorusuna maruz kaldım ve her seferinde bunu nasıl anlatacağımı, ne kadar espri yapıp ne kadar ciddiyetle karşılık vereceğimi düşündüm. Ama bir gün, “Gişe görevlisi” kimdir sorusu geldi. Bu soru, aslında bana bir aydınlanma yaşattı; “Bir gişe görevlisi ne yapar?” sorusunun cevabını vermek, hayatın anlamını çözmek gibi bir şeydi. İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki, sürekli espri yapan ama içinde birikirken her şeyi çok düşünen tipik bir genç olarak, bu konuyu yazmak bana biraz eğlenceli geldi. O yüzden gelin, gişe görevlisinin kim olduğunu, ne yaptığını ve hatta bazen işin komik yanlarını hep birlikte…
Yorum BırakTeklif Sunmak Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışları, bazen karmaşık ve anlaşılmaz görünebilir. Ancak bu davranışların ardındaki bilişsel ve duygusal süreçler, bizlere büyük bir içgörü sunar. Bizi birbirimize bağlayan, kararlar aldıran ve etkileşimlerde bulunan psikolojik dinamikler, toplumsal yapıyı da şekillendirir. Bu yazıda, psikoloji perspektifinden “teklif sunmak” kavramını derinlemesine inceleyeceğiz. Teklif sunmak, yalnızca bir öneri ya da fikir öne sürmekten ibaret değildir; bireylerin içsel dünyalarını, sosyal bağlarını ve bilişsel süreçlerini nasıl etkilediğini anlamak, bu olgunun ne kadar derin ve çok boyutlu olduğunu gösteriyor. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji alanları, tekliflerin neden kabul edildiği veya reddedildiği konusunda bizlere değerli ipuçları sunar.…
Yorum BırakPolise Neden Aynasız Diyorlar? Bir Antropolojik Bakış Dünyamızda ne kadar çok kültür, o kadar çok farklı kimlik, dil, ritüel ve sembol var. Her bir topluluk, kendi içinde benzersiz anlam dünyalarını inşa ederken, kelimeler, semboller ve davranış biçimleri, bu toplulukların kimliklerini ve toplumsal yapılarını yansıtan birer araç olur. Polise neden “aynasız” dendiğini araştırmak, yalnızca bir kelimeye odaklanmaktan çok daha fazlasını anlamamıza olanak sağlar. Bu soru, bir toplumun polisle, güvenlikle, otoriteyle ve kimlik oluşturma süreçleriyle olan ilişkisini keşfetmek için ilginç bir pencere açar. Antropolojik bir bakış açısıyla, toplumsal yapıları ve kimlikleri anlamak için sembollerin, ritüellerin ve dilin nasıl şekillendiğini inceleriz. Çeşitli kültürler,…
Yorum Bırak