Merhaba! Dengerulo sayfasının bu haftaki konusu “Her konusu nedir”. Umarız faydalı bulursunuz!
Her Konusu Nedir? (Ve Ben Bunu Neden Kahve İçerken Düşünmeye Başlıyorum?)
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Dışarıdan bakınca “rahat, esprili, hayatı akışına bırakan biri” gibi duruyorum. Ama iç sesime mikrofon uzatsan, muhtemelen sürekli şu cümleyi duyarsın: “Peki ama Her konusu nedir?”
Bu soru bazen ciddi bir merak, bazen de tamamen boşluğa bakarken zihnimin bana attığı bir trip. Özellikle sabahları Alsancak’ta kahvemi alıp denize bakarken, martılar bile bana “sen yine neyi sorguluyorsun?” der gibi uçuyor. İşte o anlarda Her konusu nedir? sorusu kafamın içinde dönüp duruyor.
Günlük Hayatta Her Konusu Nedir? Krizi
Dün mesela marketteydim. Kasiyer “fiş ister misiniz?” dedi. Ben de otomatik pilotta “hayatın fişi var mı?” diye düşünmeye başladım. Sonra tabii:
— Evet abi fiş ver, dedi kasiyer.
— Tamam… dedim ama iç sesim hâlâ başka yerdeydi.
İşte tam bu noktada Her konusu nedir? sorusu yine devreye giriyor. Çünkü bazen en basit şey bile zihninde büyüyüp bir varoluş sorgusuna dönüşebiliyor.
Market poşetini taşırken bile düşünüyorum: “Ben şu an ne yapıyorum? Bu poşetin amacı ne? Her konusu nedir?”
Komik olan şu ki, dışarıdan bakan biri için sadece domates almış sıradan biriyim. Ama iç dünyamda sanki Nobel ödüllü bir felsefe tartışması var.
Her Konusu Nedir? Sorusu Neden Bu Kadar Büyüyor?
Bence bu sorunun asıl gücü basitliğinde. “Her konusu nedir?” dediğinde, aslında hiçbir şey ve her şey aynı anda soruluyor.
Bir gün arkadaş grubunda otururken konu tamamen alakasız bir yere gitti. Biri diyor ki:
— Abi dünya kupasını kim alır?
Ben:
— Asıl soru şu değil mi… Her konusu nedir?
Masada 3 saniyelik bir sessizlik oldu. Sonra biri “sen yine felsefe açtın ya” deyip çekirdeğe geri döndü. Ama mesele şu: bazen en saçma anlarda bile bu soru zihnin arka planında açık kalıyor.
İzmir Modunda Her Konusu Nedir? Düşünmek
İzmir’de yaşamanın şöyle bir etkisi var: fazla rahatlık + fazla düşünme birleşince ortaya garip bir karışım çıkıyor.
Mesela sahilde yürürken bir köpek bana bakıyor. Köpek sadece bakıyor. Ama ben düşünüyorum:
“Bu köpek şu an ne düşünüyor? Ya aslında o da ‘Her konusu nedir?’ diye soruyorsa?”
Sonra kendime gülüyorum. Yanımdan geçen biri muhtemelen “bu çocuk neden kendi kendine gülüyor” diye düşünüyor. Ama açıklaması basit: içimde sürekli açık olan bir sekme var.
Arkadaş Muhabbetlerinde Patlayan “Her Konusu Nedir?” Anları
Geçen gün kafede oturuyoruz. Konu ilişkiler, iş, gelecek falan derken bir arkadaş dedi ki:
— Hayat neden bu kadar karmaşık ya?
Ben refleksle:
— Çünkü Her konusu nedir?
Yine aynı bakışlar. O an anladım ki bu soru ya çok derin ya da ben gereğinden fazla abartıyorum.
Ama dürüst olayım, bazen insanlar zaten cevaptan çok sorunun kendisine takılıyor. O yüzden Her konusu nedir? sorusu garip bir şekilde sohbeti durdurup düşündürüyor.
Her Konusu Nedir? ve Beynin Arka Plan Uygulamaları
Beynim sanki aynı anda 27 sekme açık çalışan eski bir bilgisayar gibi. Spotify çalıyor, market listesi açık, bir yandan da “yarın ne yapacağım” planı var. Ve en üstte sürekli şu yazıyor:
Her konusu nedir?
Bu soru bazen sabah uyanınca, bazen gece tam uyuyacakken geliyor. Özellikle gece versiyonu daha tehlikeli. Çünkü gece olunca bu soru büyüyor.
“Hayat nedir?”e evriliyor. Oradan “ben ne yapıyorum?”a, oradan “neden buradayım?”a… sonra saat 03:12.
Kendi Kendine Konuşan Bir Zihinle Yaşamak
Bazen evde tek başımayken yüksek sesle düşünüyorum:
— Tamam, bugün verimli bir gün olacak.
Sonra iç ses:
— Ama Her konusu nedir?
İşte o anda planlar iptal. Çünkü zihnin başka bir planı var: düşünmek.
İzmir’de bunu yapmak daha da garip çünkü dışarısı çok normal. Güneş var, insanlar kahve içiyor, deniz yerinde duruyor. Ama senin kafanın içinde küçük bir tartışma programı var.
Her Konusu Nedir? Üzerinden Küçük Hayat Analizleri
Şunu fark ettim: bu soru aslında hayatın her alanına sızıyor.
İş Hayatı Versiyonu
Şunları da İnceleyin: Hangi rengi karıştırırsak altın sarısı olur ?
— Neden çalışıyoruz?
— Para için.
— Para neden?
— Yaşamak için.
— Peki Her konusu nedir?
Pat, sistem çöküyor.
İlişki Versiyonu
— Bu ilişki nereye gidiyor?
— Bilmiyorum.
— Peki neden başladık?
— Hisler…
— Ama Her konusu nedir?
Ve bir bakmışsın, sohbet derinleşmiş.
Günlük Rutinde Versiyon
Sabah kalk, kahve iç, işe git, dön, uyu.
Ama arka planda sürekli aynı soru:
Her konusu nedir?
İzmir Sokaklarında Felsefe Yapmak
Bir gün vapurdayım. Karşıyaka’ya geçiyorum. Rüzgar var, saçlarım dağılmış, bir yandan kulaklıkta müzik.
Yanımda iki kişi konuşuyor:
— Akşam ne yapıyoruz?
— Bilmiyorum.
Ben içimden:
“Bilmiyoruz çünkü Her konusu nedir?”
Sonra kendi kendime gülüyorum. Bir gün biri benim iç sesimi duyarsa direkt uzaklaşır muhtemelen.
Kendimle Dalga Geçme Mekanizması
En komik taraf şu: bu kadar düşünmeme rağmen hâlâ markete gidip “abur cubur alayım mı?” diye karar veremiyorum.
Yani büyük sorular var:
Her konusu nedir?
Ve küçük sorular:
Cips mi alsam çikolata mı?
İkisini de çözemiyorum.
Her Konusu Nedir? Aslında Bir Soru Değil Bir Alışkanlık
Bir süre sonra fark ettim ki bu artık bir soru değil, zihinsel bir refleks.
Bir şey ters gittiğinde:
Her konusu nedir?
Bir şey iyi gittiğinde:
Her konusu nedir?
Hiçbir şey olmadığında:
Her konusu nedir?
Yani hayatın her sahnesine uyum sağlayan evrensel bir cümle gibi.
Arkadaşların Tepkileri ve Sosyal Hayat
Arkadaşlar artık alıştı.
— Yine mi “her konusu”?
— Evet.
Bazıları dalga geçiyor, bazıları gülüyor, bazıları ise “bu çocuk bir gün kaybolacak ve geride sadece soru işareti bırakacak” diyor.
Ama kimse fark etmiyor: herkesin içinde biraz bu soru var. Sadece ben sesli yaşıyorum.
Sonuç Yerine Değil, Sadece Devamı
Belki de mesele cevabı bulmak değil. Belki de mesele sürekli sormakta.
Çünkü bazen bir soru, insanın düşünmesini sağlıyorsa zaten işini yapıyordur.
Ben yine İzmir sokaklarında yürürken bir şey düşüneceğim. Bir kahve alacağım. Bir arkadaşım mesaj atacak. Hayat devam edecek.
Ve zihnimin arka planında küçük bir yerden aynı cümle akmaya devam edecek:
Her konusu nedir?